Yeni bir çağın kapıları açılıyor. Türkiye yüzyılı ile hava, kara, deniz, uzay ve siber sahada ülkemize yeni bir çağın kapıları aralanıyor. Bu bir devrimdir. Bu devrimde imzası olanları unutmayacağız. Bu devrim emperyalizme karşı kazanılmış askeri ve siyasi zaferlerden farksız değildir. Ruhunda birlikteliğimiz özünde direncimiz, bağımsızlık mücadelemizde çizdiğimiz yol haritası vardır.
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST Güneydoğu’da muhteşem görüntüler vardı. Hepimizi derinden etkileyen duygusallaştıran görüntüler.
Çocukların heyecanını, gençlerin umudunu, büyüklerin duasını yansıtan görüntüler.
Öyle bir görüntü vardı ki, muhtemelen hepimizin yüreğini titretti. Umut aşıladı, umut verdi…
Bir dedemizin ettiği dua görüntüsünü hepiniz görmüşsünüzdür. Ellerini duaya açarak yüksek sesle o haykırışla gelen gözyaşı sadece o anın değil tarihsel olarak geçmişimizin izleri vardı. Yaşanmışlıklar vardı o gözyaşında.
‘Neden yapamadık, bugüne kadar neden olmadı, bu güçlü silahları bugüne kadar niye yapamadık’ sorularının sitemiyle birlikte geleceğe de umut aşılayan gözyaşları vardı.
Kurduğu cümlelerin temelinde bir hasret, bir hüzün belki de bir kırgınlık ve en önemlisi de gözyaşlarına sığdıramadığı bir memleket sevdası vardı.
Gözyaşlarında ayrıca koca bir tarihin, hafızanın izleri vardı.
Bosna’nın, Gazze’nin, Filistin’in, Myanmar’ın, Doğu Türkistan’ın acıları vardı o gözyaşlarında…
Duasında ise umut ve gelecek.
Gözyaşları geçmişin izlerini taşıyordu ama biz o gözyaşlarını geleceğin umudu gençlerin çabası olarak gördük.
O dua belki de iki asırdır beklediğimiz o büyük müjdenin en önemli nişanelerinden biriydi. O heyecan o sesin titremesiyle edilen dua, Türkiye Yüzyılı’nın en değerli taşlarından birinin harcıydı.
Milli birlikteliğin, bölgesel birlikteliğin en ulvi duasını taşıyordu o cümlelerle dedemiz. Birlikteliği kardeşliği, yükselişin muştusuydu o dua.
Teknofest Güneydoğu sadece, yerli ve milli silah ve savunma sanayi ürünlerimizin sergilendiği bir alanın çok çok ötesinde büyük ve derin anlamlar taşıyan bir umudun en önemli iz düşümüydü.
Çocukların heyecanı
Gençlerin umudu
Büyüklerimizin duası vardı
Teknofest Güneydoğu’da Türkiye’nin yükselişinin ayak sesleri vardı.
Büyük şair Necip Fazıl Kısakürek’in meşhur ‘Zindandan Mehmet’e mektup’ şiirinin son dörtlüğündeki mana gibi. Artık gençlerimizin başı dik…
Unutmayın…
Türkiye Yüzyılı başladı gençler…
Yazı Kaynağı: GZT

Comments are closed